Süper kahramanların çoğu bugün bildiğimiz gibi Superman olmadan var olamazlardı. DC’de 1938’de yazar Jerry Siegel ve sanatçı Joe Shuster tarafından yaratılan ve ilk çıkışını yapan karakter o zamandan beri dizilerde, filmlerde ve animasyonda onlarca yıllık tasvirlerle bir pop kültürü ikonu haline geldi. 1978’deki ilk Superman filmi tüm modern türün öncülüydü, ancak karakterin yalnızca en belirgin yönlerini seçti. Bir takip filmi 2006’da Superman Dönüyor’dan geldi. Film ton olarak kopuktu ve büyük ölçüde önceki filmler gibi nostaljiye dayanıyordu. Man of Steel, Batman v Superman: Dawn of Justice ve Justice League ile birlikte en son Superman film gösterimleri Superman’i insanlıktan yoksun olarak göstermekle kalmadı, aynı zamanda insanlık dışı kişiliğinide aktif olarak vurguladı. Uzaylı olması filmin ana gündeminden hiç düşmemişti ve insanlar onu yüce bir yarı tanrı olarak tasvir etmişlerdi.

DC filmlerinin, karakterin bu yönü söz konusu olduğunda Superman’i temelde yanlış temsil ettiği görülebilir. Mantıksız olan ise bu hikayelerdeki versiyonu, teknik olarak tüm doğru parçalar olmasına rağmen yanlış bir şekilde bir araya getirilmiş hissi veriyordu. DC filmlerinin karakter ile ilgili tamamen görmezden geldiği en ilginç şey, başka bir gezegenden gelen yenilmez bir süper kahraman olmasına rağmen aynı zamanda nihayetinde Smallville’de büyüyen bir çiftlik çocuğu olmasıdır. Superman’i en çekici kılan da bu içsel çelişkidir. Superman derinden insani bir karakter olmalıdır.

Yeni Bir Başlangıç Her şeyi Değiştirebilir

DC’nin Superman’i yeniden başlatması, odağı Man of Steel’in uzaylı istilası anlatısından, katıksız ve ahlaksız yıkımdan tamamen uzaklaştırmalıdır. Bunun yerine asıl odak noktası Superman’in aslında Clark Kent tarafından giyilen kostüm olduğu ve Clark Kent’in temelde sadece bir adam olduğu olmalıdır. Birinin patlak lastiğini değiştirmesine yardım etmek için duracak, eve taksi çağırması için birine telefonunu verecek ya da kayıp bir cüzdanı iade edecek türden, yani sıradan bir insan. Saçma gibi görülen bu eylemler seyircinin bir karakterle duygusal bir bağ kurmasına yardımcı olan küçük kahramanlık ve nezaket eylemlerdir. Bu bağlantı, Superman’in daha zorlu mücadeleleriyle uğraşırken izleyicilerin karaktere iyi yönde yatırım yapmasını sağlayan şeydir.

Bir süper kahramanı insanlara ilişkilendirebilir kılmanın bir başka hayati yolu da sıradan insanlarla olan bağlantılarıdır. Her okul çocuğunun bildiği gibi Clark Kent’in hayatındaki en önemli insanlar Lois Lane, Jimmy Olsen ve Martha Kent’tir. Bu karakterler ne yazık ki filmlerde hiç etkili olarak kullanılmadı. Clark’ın Lois ile olan ilişkisi tamamen kimyadan yoksundu ve neredeyse hiç gerçek romantizm gösterilmedi. Martha ve Jimmy Olsen ise farklı amaçlar doğrultusunda filme eklenip çıkarıldılar. İyi kullanılan bu karakterler Superman’i insanlaştırmak için orada olmalıydılar. Buna karşılık bir örnek vermek gerekirse Tom Holland’ın Örümcek Adam üçlemesinde yan karakterler büyük bir etki için kullanılır. Peter Parker’ın MJ, Ned ve May ile olan ilişkileri, seyirciye kahramanlık yapmadığı zamanlarda nasıl bir insan olduğunu gösteriyordu. Bu ikisi bağlandırılabilir çünkü temelde bir süper kahraman olan sıradan insanlar.

En Büyük Sorun: Güç Hiyerarşisi

Genelde Superman’a gelen en yoğun eleştiri kahramanın aşırı güçlü olmasıdır. Çoğu yazar genellikle kriptonit kullanarak onun gücünü azaltır ve bu sorunu aşmayı seçer, ancak genişletilmiş bir evren genişletilmiş seçeneklerle birlikte gelebilir. DCEU, hikayelerine doğaüstü unsurlar eklemekten çekinmez ve Suicide Squad’s Enchantress gibi karakterlerin varlığı, Superman’in güçlerinin çok daha azaldığı sihirli bir evreni açabilir. Bunun yanı sıra Superman gibi bir karakterle yapılacak en olası şey, onu içinden çıkamayacağı durumlara sokmaktır.

Bundan daha da iyisi ise Superman’in bir problemden kurtulma yolunu aktif olarak seçmemesidir. Normal şartlar altında neredeyse yenilmez olmak Superman’e çoğu süper kahramanın sunmadığı seçenekler sunar. Justice League Unlimited çizgi filminden Superman’in konuşmasında vurgulanan bir sahnede Superman, mecbur kalmadıkça kaba kuvvet kullanmaktan nefret ettiğini açıklar. Sorunları yok etmek için çalışan güçlü bir figürün mesajı gerçek hayatta mümkün görünmese bile karakteri hikayeye dahil etmek için güçlü bir mesaj olabilir. En ünlü Superman özlü sözlerinden birinin dediği gibi, her zaman bir yol vardır.

İyi ele alındığında bir Superman yeniden başlatma filmi, onu diğer kahramanlar kadar popüler hale getirebilirken, dünyaya karakterinin çoğu insanın düşündüğünden çok daha az sıkıcı olduğunu kanıtlayabilir. Ve tabii ki Henry Cavill’in Superman olarak geri dönebilmesi tüm bu planlar için en iyisi olurdu.