Uyarı: Bu Yazı Sandman Dizisi Hakkında Spoiler İçermektedir.

Yönetici yapımcı Neil Gaiman’ın çok sevdiği DC Comics hikayesinin uzun zamandır beklenen uyarlaması, nihayet geçtiğimiz günlerde Netflix’te yayınlandı. The Sandman’in ilk bölümünde, Dream’in (Rüya Tanrısı) yakalanması, gerçek hayatta yaşanan bir olaya dayanan küresel bir hastalığıa açıkça atıfta bulunuyordu.

Dizide Burgess’in ritüeli, 1916’da yanlışlıkla Dream’i ele geçirdi ve Dream, bir asırdan fazla bir süre fanusta hapsedildi. Rüyaların efendisinin ortadan kaybolması, uyanık dünyada hasara yol açtı. Bunun ötesinde uyanık dünyada bir uyku hastalığı yayıldı ve milyonlarca insanı etkiledi, insanlığın bir kısmı öylece uyuyakaldı ve uyanmadı.

Neil Gaiman, The Sandman 1. sezondaki uyku hastalığını 1916’dan 1927’ye kadar meydana gelen gerçek bir salgına dayandırmış olmalı. Dünya çapında 5 ila 10 milyon insan bu salgından etkilenmiş ve kısa sürede hayatını kaybetmişti. Bunca şeye neden olan virüs hiçbir zaman net olarak tanımlanamadı. Uyku hastalığından kurtulanların çoğu iyileşmiş gibi görünüyordu, ancak yıllar sonra felç edici Parkinson benzeri bir sendrom nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Yönetmen burada ustalıkla gerçek salgını The Sandman’e işledi ve uyku hastalığını Dream karakterinin hapsedilmesine bağladı.

Hastalık 1927’de Neden Sona Erdi?

On yıldan fazla bir süre sonra uyku hastalığı salgını 1927’de görünürde hiçbir sebep olmaksızın aniden sona erdi. Etkilenen kişiler onlarca yıldır yaşıyordu, canlı ama bedenlerinin içinde hapsolmuş gibiydi, tıpkı The Sandman’de olduğu gibi. Birçok hasta tedaviyle dramatik bir şekilde iyileşti, ancak mucizevi iyileşmelerinin kısa ömürlü olduğu geçen zamanla ortaya çıktı. Çoğu hasta günler veya haftalar içinde katatonik duruma geri döndü. 1916-1927 Ensefalit lethargica salgını olarak adlandırılan bu hastalık o zamandan beri meydana gelmedi.

Tabii The Sandman’de Dream günümüze kadar hapisteydi ve uyku hastalığı karakter 1. bölümün sonunda hapsinden kaçana kadar devam etti. Dream tutsak tutulurken, Johanna Constantine gibi uyku hastalığına yakalanmayanlar bile korkunç, yinelenen kabuslar gördüler. Karakterin yaşadığı yere dönüşü hastalığı sona erdirdi ve böylece gerçekte yaşanan salgın bu dizi ile yine gündemimize taşınmış oldu.